Sağlıklı ve formda olmak sadece günlük yaşantıya dikkat ederek olmaz. Biraz gayret göstermek, aktif olarak kendi sağlığınızı oluşturmak zorundasınız. Bunun yolu düzenli, bilinçli ve sabırlı bir şekilde egzersiz yapmaktan geçer.
Egzersizin Yararları
Egzersiz birçok
hastalıklardan koruyucu güç sağlar. Özellikle kalp
hastalıkları, kas ve eklem ağrıları egzersiz yapanlarda
yapmıyanlara göre çok daha azdır. Yorgunluk, nefes
darlığı, fazla kilo, mide barsak bozuklukları, yüksek
tansiyon, damar yağlanması gibi birçok hastalık egzersiz
yapmıyanlarda daha fazla görülür. Egzersiz ruhsal açıdan da rahatlık sağlar.
Güç kazanmak
için Pasif Egzersizden uzak durun...
Bunların ilki güç kazanmaktır.
Güçten anladığımız belli bir direncin üstesinden
gelebilmek için harcadığımız kuvvettir. Bu gücün bir
kısmı günlük normal işleyişimiz sırasında kazanılır.
Diğer kısmı ise düzenli çalışma gerektirir. Daha çok
ağırlık çalışması şeklinde bir çalışma ile güç
kazanılır. Burada pasif egzersiz olarak bilinen egzersizlere
değinmek gerekir. Pasif egzersiz siz hiç güç harcamadan
aletler ile yaptırılan egzersizdir. Bu tip egzersizlerin güç
kazanmadaki etkileri son derece sınırlıdır. Hareket alanı
sınırlıdır. Gereksiz yere tansiyonun yükselmesine neden
olur. Ayrıca adalelere giden kan akımına engel olur. Bunun
karşısında ise aktif egzersiz vardır. Aktif egzersiz çaba ve
enerji harcayarak eklem ve adalelerin çalıştırılmasıdır.
Bu nedenle aktif egzersiz yeğlenmeli ve eklem ve adeleler en
geniş hareket alanları içinde çalıştırılmalıdır.
Esneklik kazanmak...
İkinci önemli
egzersiz öğesi esneklik kazanmadır. Bir eklemde tam bir
hareket sağlamak üzere kemik, kas ve kirişlerin kalitesinin
arttırılması amaçlanır. Aynı kişide değişik eklemlerdeki
esneklik çok farklı olabilir. Hatta aynı eklemin sağı ile
solu arasında bile büyük farklılıklar olabilir. Eklemlere
esneklik kazandırmanın yolu gerdirme ve bükme şeklinde
eklemin maksimum şekilde çalıştırılması ile elde edilir.
Bir eklemin hareketsiz olması yada sınırlı hareket etmesi
eklem ağrıları ve ortopedik sorunların nedenidir.
Dayanıklılık Kazanmak...
Egzersiz ile sağlık
kazanmanın üçüncü bölümü dayanıklılık kazanmaktır.
Dayanıklılık aynı hareketi enerji harcayarak belli bir
sürenin üzerinde sürdürebilme olayıdır. Dayanıklılık
daha çok tüm vücudu çalıştıran hareketlerle elde edilir.
Bunlar arasında koşu, bisiklet ve yüzme sayılabilir.
Egzersiz hem
beden hem de ruh sağlığı demektir.
Eğer sağlığınız yerindeyse her
şeyi yapacak gücünüz vardır. Ama sağlığınız biraz
düşükse, moraliniz biraz bozuksa kendiniz de en ufak bir işi
başaracak gücü bulamazsınız. Kaçımız sabah yarım saat
erken kalkıp biraz egzersiz yapmayı düşünüyor?
Form Tutmak Gerekmez...
Egzersiz konusunda
bilgilerimizin yanlış olması da bizi egzersiz yapmaktan
alıkoyan etken. Çoğumuz ben egzersiz yapamam hemen kesilirim,
vücudum kaldırmaz diye düşünmektedir. Form tutamam diye
düşünmektedir. Şunu iyi bilmek
gerekir. Sağlıklı olmak ile formda olmak farklı şeylerdir.
Aşırı Egzersiz Sağlıksız...
Çoğu kişi formda
olmak ile sağlıklı olmak arasındaki farkı bilmemektedir.
İbadet yapar gibi egzersiz yapmasına rağmen göbeklerindeki
3-5 kiloyu eritemez. Bu durumda egzersiz yapmaktan vazgeçer.
Yada egzersizin dozunu arttırırlar. Vücudu zorlayan aşırı
egzersiz de egzersiz yapmamak kadar sağlıksız bir olaydır.
Formda olmak bir atletik faaliyeti yapabilme konusunda fiziksel yetenektir. Sağlıklı olmak ise vücuttaki bütün sistemlerin, yani sinir sistemi, kas sistemi, iskelet sistemi, dolaşım sistemi, sindirim sistemi, lenfatik sistemi, hormonal sistemin en iyi biçimde çalışıyor olması demektir. Sağlıkla formda olmak arasındaki fark aerobik ile anaerobik egzersiz arasındaki farkı bilmekle anlaşılır.
Aerobik
Egzersiz; Sağlıklı Egzersiz..
Aerobik demek oksijenli demektir. Uzun
süre yapılan ya da sürdürülebilen ılımlı egzersiz
demektir. Bu terimin spor salonların da yaptırılan aerobik ya
da step egzersizlerle hiçbir alakası yoktur. Aerobik sisteminiz
dayanıklılık sisteminizdir. Kalbinizi, ciğerlerinizi, kan
damarlarınızı ve aerobik kaslarınızı kapsar. Aerobik
sisteminizi uygun perhiz ve egzersizlerle harekete geçirirseniz
yakıt olarak yağları yakarsınız.
Oksijensiz
Egzersiz: Anaerobik Egzersiz...
Öte yandan anaerobik sözü oksijensiz demektir. Kısa süreli güç patlamaları sağlayan egzersizleri anlatmaktadır. Anaerobik egzersiz ilk yakıt olarak glikojeni( yani depo şekeri) yakar. Bu arada vücutta yağ depolanmasına yol açar.
Yürüyüş, hafif koşu, bisiklet, yüzme, dans gibi sporlar hem aerobik hem de anaerobik olabilirler. Düşük kalp hızları bu sporları aerobik, hızlı ve yüksek kalp hızları anaerobik yapar.
Anaerobik yaşam vücutta şekeri harcar. Halbuki bu şeker vücudumuzdaki önemli işler için gereklidir. Kan şekerinin 3 de 2 sini sinir sistemi kullanır. Azalan şeker sinir sistemimizi bozar, baş ağrıları, dalgınlık yapar.
Anaerobik
Yaşam Tarzı Hastalıkları Davet Eder...
Dermansızlık, adele
ağrıları, depresyon, selülit, sivilce, adet öncesi
gerginlikler, eklem tutulmaları, bel boyun tutulmaları gibi
hastalıkların altında anaerobik yaşam tarzı söz
konusudur.
Yani hastalıkların
temeli yaşam tarzımızla ilgili. Bu nedenle önce yaşam
tarzını ve alışkanlıkları değiştirerek işe başlayın.
Bol bol açık havada
yürüyüş yapın. Sabahları erken kalkın,yürüyün. Akşam
yemeklerinden sonra yürüyün. Ama sigara içmeden ve çekirdek
yemeden ve de hızlı hızlı,asansöre binmeyin.
Yakın
mesafelerde arabaya binmeyin. Buzdolabının kapağına kilit
takın ve anahtarı yok edin.
EGZERSİZ
YAPMALISINIZ
Sağlığınızı koruyarak kilo vermek
için egzersiz'de yapmalısınız.
Düzenli ve bilinçli yapılan egzersizler sağlığınızı
koruduğu gibi zihinsel faaliyetlerinizi de arttıracaktır.
Spor ve bilinçli egzersiz kalbi güçlendirir, solunumu
düzenler ve kan dolaşımını düzene sokar.
Egzersiz'lerde önemli olan şunlardır;
Vücut yağlarınızın enerji olarak
kullanılıp harcanabilmesi için gerekli sayıda hareketi
gerekli sürede yapmalısınız.
DÜZENLİ EGZERSİZ MEME KANSERİNİ
ÖNLÜYOR...
Egzersizin önlediği hastalıklar listesine
meme kanserinide ekleyebilirsiniz artık. Norveç'te 26 bin
kadında yapılan bir araştırma, her hangi bir sporu haftada en
az dört saat yapan kadınlarda meme kanseri gelişme riskinin
%40 oranında azalığı belirlenmiş. Boş zamanlarını
sürekli TV seyrederek ya da hareketsiz kalarak geçiren
kadınların bu kansere yakalanma şansı ise artıyor.
Ne kadar çok egzersiz yaparsanız koruyucu etki
o kadar artıyor. Ama orta düzeyde hareketlilik dahi kanseri
önleme de etken. Bu etki nasıl oluyor? Fiziksel aktivite
estrojen hormonunun düzeyini azaltır. Bu biliniyor. Maraton
koşucuları, balerinler gibi sürekli spor yapan kadınlarda
adetlerde kanama miktarı çok azalır. Fazla estrojenin meme
kanseri gelişmesini uyardığı yönünde düşünceler devam
etmektedir. Özellikle zayıf ve 45 yaşın altında olan
kadınlarda egzersizin koruyucu etkisi daha belirgin olmakta.
Bu arada ağır beden işi olan kadınlarda daha
hareketsiz işi olan kadınlara göre meme kanseri gelişme
şansının daha az olduğunu söyleyelim. Düzenli egzersizin
kalp hastalığı, şeker, felç ve kemik erimesine karşı olan
koruyucu etkisi uzun zamandır biliniyor. Meme kanserini
engelleyici etkisi ise bu kadar kesin değil. Başka geniş
ölçekli çalışmalarla desteklenmesi gerekiyor.
Ama kadınları harekete geçirmek için önemli
bir neden daha ortaya çıktığı inkar edilemez.